Tepeköy-Agridia

Genelde yüksek noktalara konumlanmış Rum Köylerinden en yüksekte olanı adı üstünde Tepeköy. Eski ismi Agridia olan köy, merkeze 11 km. uzaklıkta. Agridia Yunanca'da küçük tarlalar anlamına geliyor. Köy, volkanik Aya Dimitri tepesinin yamacına kurulmuş. Manzarası, tahmin edeceğiniz üzere çok etkileyici.

1964 senesinden önce 1200 olan köyün nüfusu şimdi sadece 60. Bir hayalet köyüne dönmüşken 26 sene önce uzun yıllar yaşadığı İstanbul'dan doğduğu köye dönen Barba Yorgo'nun girişimleriyle canlanmaya başlamış. Kendisi önce köy meydanında ufak bir Rum tavernasını işletmeye başlamış. Ürettiği ev şarapları Gökçeada'nın ismiyle anılır olmuş. Sonra köyün girişinde çok daha büyük bir alana taşımış tavernasını.

Son yıllarda köylerine geri dönen Rumlar çoğalmış. Yazın 400-500 kişiyi buluyor köyün nüfusu. Köy kahvesi artık sürekli dolu. Kahvehaneyi 4 yıl önce ailesiyle Atina'dan Tepeköy'e göç eden Vasil işletiyor. Çocuklarını yıllar sonra tekrar açılan köyün okuluna yazdırmış. Köyde frappe içebileceğiniz terk yer burası, ünlü yunan tatlısı tatlı süt böreğini de mutlaka tatmalısınız.

Kahvenin tam karşısında, köyün meydanında açılan Angelika'nın tavernası şahsına münhasır bir yer olmuş. Angelika köye geri dönenlerden biri, güler yüzlü, samimi ve sanki misafir ağırlar gibi mekanında. Ayrıca Yunan adalarına gidenlerin hep anlattığı gibi porsiyonları oldukça büyük.  Angelika'nın eski şefinin yine meydanda açtığı mekan Meraklis ile köyde taverna sayısı 3 oldu. Köyün girişinde ki dut ağacının altındaki Yanık Kaşık ise kahvaltı ve mantı için uğrayabileceğiniz bir kafe.

Tepeköy her sene 15 Ağustos'da gerçekleşen ünlü Meryem Ana Panayırı'na ev sahipliği yapan köy. Son yıllarda 10 günlük süreye yayılan kutlamalarda Tepeköy dolup taşıyor. Meydanda kurulan koca kazanlarda yemekler pişiriliyor, dans ediliyor, şarap içiliyor. Bu panayır Rumların özel günlerinden biri. Köyün ziyaretçi sayısı meraklı turistler ile daha da artıyor.

Köyde, 1832 tarihli Evangelismos Teotoku Kilisesi ve eski Rum mezarlığı gezilebilir. Köyün yakınında Çınaraltı( İspilya) diye anılan bir piknik alanı bulunuyor.  625 senelik anıt niteliğindeki çınar ağacı ve memba suyu akan antik çeşmesi etrafında manzaraya karşı piknik yapabileceğiniz bir alan.

Zamanında köyde 2 zeytinyağı ve  sabun imalathanesi, 9 dokuma atölyesi, 3 kaşar peyniri imalathanesi, 4 marangoz atölyesi bulunuyormuş. Bu yapılardan geriye kalanları ayrıntılara dikkat edenler yakalayabilir.