Nerede yemek istersiniz?
  • MENÜ









  • İmkanlar


Gökçeada Restoran ve Kafeleri

Eski bir Rum yerleşimi olarak Gökçeada'nın mutfağı ege etkileri taşıyor. Gökçeada son yıllarda turizmin gelişmesi ile, meyhane, meze restoranları ve tarvernaları ile ilgi çekmeye başladı.

Gök­çea­da'nın ana karaya nispeten uzaklığı, adanın kışın da kendine yeten bir yerleşim yeri olmasına sebep olmuş. Dolayısıyla sadece tu­ris­tik amaçlı değil ada hal­kı­nın ih­ti­ya­cı­nı gi­der­mek için de açıl­mış çok sayıda restoran, kafe bulunuyor. 

Tuzimin ilk yıllarında tu­rist­le­re yö­ne­lik res­to­ran­la­rın az ol­ma­sı otel­le­rin de res­to­ran hiz­me­ti ver­me­si­ne se­bep ol­muş. Bu eğilim hala devam ediyor, bü­yük re­sort­lar­dan kü­çük otel­le­re ka­dar he­men he­men tüm otel­le­rin dı­şa­rı­ya da açık res­to­ran­la­rı bu­lu­nu­yor.

Ço­ğu ai­le iş­let­me­si olan Gök­çea­da res­to­ran­la­rı­nın en önem­li özel­li­ği, mut­fak­la­rın­da ço­ğun­luk­la ken­di üret­tik­le­ri zey­tin­ya­ğı, kır­mı­zı et, süt ürün­le­ri, meyve-seb­ze­le­ri kul­lan­ma­la­rı. Gök­çea­da’nın bozulmamış doğası ye­mek­le­ri­nin lez­ze­ti­ne de yan­sı­yor. Özel­lik­le ada­ et­iyle ha­zır­la­nan ye­mek­le­rin ta­dı­na do­yum ol­mu­yor. Buharda oğlak, tandırda oğlak mutlaka tatmanız gereken yemeklerden.

Gök­çea­da'da ge­ce ha­ya­tı oldukça sakin geçiyor. Adada gece kulubü tarzında bir mekan bulunmuyor. Ak­şam­la­rı ge­nel­de meyhane tarzı res­to­ran­lar­da ve Ka­le­köy Li­ma­nı’nda­ki bar ve çay bah­çe­le­rin­de va­kit ge­çi­ri­li­yor.

Gökçeada merkezi, restoran ve kafe sayısı olarak en zengin yer. Merkezde eski Rum yerleşimi olan İşbankasının trafiğe kapalı sokağı, şirin kafe ve restoranları ile adanın en özgün sokaklarından birine dönüştü son yıllarda. Gündüz ya da akşam mutlaka uğranmalı...

Gökçeada Rum köylerinde restoran, meyhane ve tavernalar:

Son yıl­lar­da tu­rizm­de gö­rü­len can­lan­ma, Rum köy­ler­inde­ki ka­fe ve res­to­ran sa­yı­sı­nı art­mış. Otan­tik or­tam­la­rı ve et­ki­le­yi­ci man­za­ra­la­rı ile keyifle ye­mek ye­ni­le­bi­le­cek me­kan­lar bun­lar. Köy­ler­de­ki res­to­ran ve ka­fe­le­rin ço­ğu sa­de­ce yaz se­zo­nun­da açık olu­yor.

Rum köy­le­rin­de, mey­dan­da mut­la­ka bir kah­ve açık olu­yor. Rum kah­ve­le­rin­de frappe denilen Yunan kahvesi çok içiliyor. 

Gök­çea­da’nın adıy­la öz­deş­leş­miş di­bek kah­ve­si­ni iç­mek için Zey­tin­li­köy’deki kafelere git­me­niz ge­re­ki­yor. Buralarda don­dur­ma ve sa­kız­lı mu­hal­le­bi de mutlak bu­lu­nu­yor. 

Eski Ba­dem­li ve Yukarı Ka­le­köy’de­ki tüm restoranların yük­sek ko­num­la­rın­dan do­la­yı öze­lik­le gün­ba­tı­mı­nda muh­te­şem man­za­ra­la­rı olu­yor. 

Tepeköy yunan tavernaları ile ünlü. Barba Yorgo ile başlayan taverna geleneği 2026 itibariyle 4 taverna ile devam ediyor. Bunlar genelde akşam yemekleri için uğrayabileceğiniz, bazılarında canlı müzik de olan mekanlar.


Nerede yemek istersiniz?
  • MENÜ









  • İmkanlar